Kullanıcı Adı :   
Parola :   
Beni Hatırla Üye Ol
   
 
     
  
 
 
Yerel Siyaset
Hulusi ŞENTÜRK
Modern Kent Yönetimi
Erol KAYA
Hulusi ŞENTÜRK
Osman DANIŞ
Sami ŞİMŞEK
Belediyecilik Terimleri
Hulusi ŞENTÜRK
KENT ESNAF VE ZANAATKARLARININ SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Fatih YÜCEL
Isparta Toplantıları 6
Hulusi ŞENTÜRK
Isparta Toplantıları 7
Hulusi ŞENTÜRK
 
 
Yerel Siyaset - BELEDİYE TAŞINMAZLARININ KİRALANMASINDA SÖZLEŞMENİN YENİLENMESİ SORUNU
BELEDİYE TAŞINMAZLARININ KİRALANMASINDA SÖZLEŞMENİN YENİLENMESİ SORUNU    
II. BELEDİYE TAŞINMAZLARININ KİRALANMASINDA KİRA SÜRESİ

2886 Sayılı Kanunun 64. Maddesine göre, ihale ile kiraya verilen bir kamu taşınmazının kira müddeti (turizm amaçlı olanlar hariç) en fazla 10 yıl olabilecektir. Bunun anlamı 10. yılın sonunda tekrar ihale yöntemi ile kiraya verebilmektir. Bu ifade genel bir ifadedir ve devletin hangi idari birimi olduğuna bakılmaksızın belirtilmiştir. Dolayısıyla hangi idari birimse, onun mevzuatı, özel hüküm olduğundan öncelikle o birimin mevzuatında aksine bir hüküm bulunmadığı sürece geçerli olacaktır. Konu belediye taşınmazları olduğuna göre öncelikle 5393 Sayılı Belediye Kanunu hükümlerine bakmak gerekir. 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 18. Maddesinin (e) bendinde açıkça 3 yıldan fazla kiralamalarda Belediye Meclisi yetkilidir denildiğine göre ve 34. Maddesinin (g) bendinde de belediye encümenin görevleri arasında bu sayıldığına göre, 3 yıla kadar kiralamalarda belediye encümeni, 3 yıldan fazla kiralamalarda belediye meclisi yetkili olacaktır. Belediye meclisinin yetkileri arasında normal kiralamalarla ilgili bir üst sınır öngörülmediğine göre, kiralamanın üst sınırı ile ilgili devreye 2886 Sayılı Kanundaki azami süre olan 10 yıl sınırı girmektedir. Tüm kiralamaları belediye encümeni yaptığına göre “acaba 3 yıl mı geçerli olacak”sorusu akla gelebilir. Eğer ilgili taşınmaz için önceden bu yerin kiralanabilmesi için meclis kararı alınmışsa belediye encümeni de kiralama yapmışsa azami süre 10 yıl olacaktır. Önceden bir karar yoksa azami 3 yıl olacaktır.

Kira sözleşmeleri için Borçlar Kanununda yer alan hükümlerin yanında 6570 Sayılı Kira Kanunu hükümleri bulunmaktadır. Özel Hukuk içinde her iki kanunu karşılaştırdığımızda 6570 Sayılı Kira Kanunu özel kanun olarak öncelikle uygulama alanına girecektir. Özellikle 6570 Sayılı Kanunun 14. Maddesi, meselenin özünü oluşturmaktadır.

Belediye taşınmazı, 2886 Sayılı Kanuna göre ihale edilip kira sözleşmesi kurulmuştur ancak kira sözleşmesinin diğer hükümlerini ve özellikle, sözleşmenin yenilenmesi ile sona erdirilmesi hususlarında 6570 Sayılı Kira Kanunu hükümlerini geçerlidir şeklinde düşünmek yanlıştır. Çünkü, 6570 Sayılı Kanunun 14. Maddesi, 2490 Sayılı Artırma-Eksiltme ve İhale Kanununa tabi olarak kiraya verilen taşınmazlar hakkında da bu kanun hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmak suretiyle 2490 Sayılı Kanuna göre kiraya verilen taşınmazlarla ilgili uyuşmazlıklar için de 6570 Sayılı Kanun hükümleri uygulanacağı belirtmiş olsa da, 1984 tarihinde yürürlüğe giren 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu ile devletin ihale esasları yeniden düzenlenmiş ve 2490 Sayılı Kanun ile bu kanunda ek ve değişiklikler yapan kanunlar ve diğer kanunların bu kanuna uymayan hükümleri kaldırılmıştır. 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu’na göre kiraya verilen taşınmazlar hakkında 6570 sayılı kanuna gönderme yapmaya imkan kalmamıştır. 6570 Sayılı Kanun’u, 2490 Sayılı Kanun’a tabi hususları da içermesi bakımından özel kanun olarak kabul etmek mümkün olabilir. Bu yüzden, daha sonra genel bir kanunla düzenleme yapılması durumunda da özel kanun olarak geçerliliğini korur şeklindeki genel ilkenin burada geçerli olmadığı aşikardır. Çünkü, daha sonraki genel kanun önceki özel kanuna göre, yeni bir bakış açısı ve çıkar dengesi koymuşsa ve farklı bir değerlendirme kıstası ortaya çıkarıyorsa; sonraki genel kanun uygulanacağı doktrinde genel kabul görmektedir(GÜRİZ, 2005, s. 144; ZEVKLİLER, 1990, s. 122-123; BOZKURT, 2006, s. 60). Zaten 2886 Sayılı Kanun bu anlamda idarelere (belediyeler dahil) belli bir disiplin içinde rekabet sağlamayı, yenilik olarak ortaya koymuştur. Üstelik kiralamalar için azami bir sınır getirerek 6570 Sayılı Kanunun 11. Maddesinde yer alan süre sonunda kiracının talebine bağlı tahliye etme imkanı dışında istemezse kendiliğinden yenileceği ve yıllarca kiracı olarak kalabilmeyi ortadan kaldırmayı amaçlamıştır.

III. YARGI KARARLARINDA MESELENİN ÇÖZÜMÜ

Belediyeler, Sayıştay ve bakanlık denetimine tabi tutulduklarında en önce mevzuata uygunluktan hesap vermektedirler. Dolayısıyla Danıştay ve Sayıştay kararlarına bakıldığında bununla ilgili örnekleri görmek mümkün olmaktadır. Bu kararlarda her ne kadar 6570 Sayılı Kira Kanunu hükümleri göz ardı edilmese de 2886 Sayılı Kanunun 64. maddesi dikkate alınması gerektiği belirtilmektedir.

Sayıştay Genel Kurulu'nun 21.1.1993 tarih ve 4761/1 sayılı kararında; "genel ve katma bütçeli idareler, özel idare ve belediyeler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar tarafından 2886 Sayılı Kanuna göre kiraya verilen gayri menkullere ait kira sözleşmelerinin yenilenmesi veya sona erdirilmesi konularında 2886 Sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğine" karar vermiştir(www.sinerjias.com.tr).

Danıştay 10. Dairesi’nin 19.12.1991 tarih ve 1989/2736 E., 1991/3850 K. sayılı ilamında; "2886 Sayılı Devlet İhale Yasasının 64. Maddesinde, bu yasa kapsamındaki idarelerin taşınır ve taşınmaz mallarını kiraya verme süreleri belirlenmiş olup; kira süresinin bitimi üzerine taşınmaz malın yeniden kiraya verilebilmesi, ancak yeniden ihale yapılması halinde mümkün bulunmaktadır. 2886 Sayılı Yasaya göre ihale yapma zorunluluğu yönünden taşınmaz malın "musakkaf" olup olmaması önem taşımamaktadır.

Musakkaf yapıların kiralanması hususunu düzenleyen 6570 Sayılı Yasa da, 2886 Sayılı Yasadan kaynaklanan ihale yapma zorunluluğunu ortadan kaldırmamaktadır" denilmektedir (sinerjias.com.tr).

Yargıtay. 6. HD.’nin 12.03.2007 tarih ve 2007/723 E 2007/2564 K Sayılı ilamında; “Kiralananın 2886 sayılı Devlet İhale Yasası hükümlerine göre ihale sonucu kiralanması, 6570 sayılı Yasa'nın uygulanmasına engel teşkil etmez. Gayrimenkul Kiraları Hakkındaki 6570 sayılı Yasa, Belediye hudutları dahilindeki musakkaf nitelikteki taşınmazlar hakkındaki kira sözleşmelerine uygulanmakta olup, 2886 sayılı Devlet İhale Yasası yönünden ayrık bir hüküm taşımamaktadır. Esasen 6570 Sayılı Yasa'nın 14. maddesi 2490 sayılı İhale Kanunu'na tabi olarak kiraya verilen gayrimenkuller hakkında da bu kanun hükümleri tatbik olunur hükmünü taşımaktadır. 2490 Sayılı Yasa 01.01.1984 tarihinde yürürlükten kaldırılmış, yerine 2886 sayılı Yasa konmuştur. 2886 Sayılı Yasa'nın 75. Maddesi hükmünden ancak hazine ve belediyeler yararlanır. Zira hazine ve belediyeler bu yasa uyarınca kiraya verdikleri taşınmazların süre bitimi sebebiyle 2886 sayılı Kanun'un 75. maddesine göre mülki amirden tahliyesini isteyebilecekleri gibi, 6570 Sayılı Kanun'un 12. Maddesine dayanarak süre bitimi sebebiyle fuzuli şagil durumuna düşen kiracının sulh hukuk mahkemesine başvurarak tahliyesini isteyebilirler. Hazine ve belediyeler dışında diğer kamu kuruluşları, taşınmazlarını 2886 Sayılı Yasa uyarınca kiraya vermiş olsalar bile, bu Kanun'un 75. Maddesine dayanarak kiralananın tahliyesini sağlayamazlar. Hazine ve belediyeler dışındaki diğer kamu kurumlarına ait taşınmazlar, 6570 Sayılı Kanun'un kapsamında ise, yazılı tahliye taahhüdü dışında süre bitimi sebebiyle tahliye edilemezler. Açıklanan bu nedenle, 2886 Sayılı İhale Yasası'na göre kiraya verilen 6570 Sayılı Yasa'ya tabi kiralananın ihtiyaç nedeniyle tahliyesinin istenmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır…” şeklinde karar vermiştir (www.sinerjias.com.tr).

Yukarıdaki her üç yüksek yargıya ait kararlardan da anlaşılacağı üzere, artık belediye taşınmazları bakımından da 2886 Sayılı Kanuna göre kiraya verilmiş bir taşınmazın tahliyesinde öncelikle 2886 Sayılı Kanun hükümleri uygulanacak, ihtiyaç nedeniyle 6570 Sayılı Kanun hükümlerinden de yararlanma imkanı bulunsa da uygulamadaki gecikmeler nedeniyle hesap verme sorumluluğu doğabilecektir. Bu yüzden kiralamanın süresi sonunda tahliye etmeyen kişilere karşı 2886 Sayılı Kanunun 75. Maddesine göre idari tedbir niteliğinde mülki amirlikçe tahliyesi yoluna gidilmelidir.

IV. SONUÇ

Belediye taşınmazlarının kiralanmasının 2886 Sayılı Kanun hükümlerine göre olacağında hiç kuşku yoktur. İhale sonucu yapılan sözleşmede, kira ücretlerinin ilk yılı muhammen bedele göre ve ertesi yıllarınki de ÜFE oranlarında artırılarak uygulanması, kira sözleşmelerini belirsiz süreli hale getirmeyecektir. Çünkü ihale mevzuatı, kiralamaya genel olarak süre sınırı koymuş ve idareleri bu noktada yükümlülük altında bırakmıştır. Böylelikle kamu taşınmazlarından yararlanmak isteyenler arasında haksız rekabeti önlemeyi amaçlamıştır. Bu açıdan yapılan bir ihale ile belediye taşınmazını kullanmaya başlayan kiracının da ne kadar süre ile kiracı olabileceği baştan belirlenmiş olmaktadır.

Birçok belediye de bu anlamda ilk yapılan ihaledeki 3 veya azami 10 yıllık süreler geçmiş ve kiracılar 6570 Sayılı Kanunun 11. Maddesine göre yenilenmiş sözleşmeye göre kiracı konumunda olmayıp, fuzuli şagil durumuna düşmüşlerdir. Çünkü ortada hali hazırda ihale ile kiracı durumunda olduklarını ortaya koyan bir sözleşme kalmamıştır. Bu yüzden tahliyeleri 6570 Sayılı Kanun hükümleri yerine 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun yaptığı atıf gereği 2886 Sayılı Kanunun 75. Maddesine göre mülki amirlikçe sağlanmalıdır. Sayıştay denetimleri sırasında, belediye taşınmazlarının bu kadar çok sayıda fuzuli şagille kullandırtılmasının izahı zor olacaktır. Onun için taşınmazı kullanıyor olsalar bile ihale ile yeniden kiralama yoluna gitmek ve ihaleyi alamadığı halde tahliye etmeyenler için mülki amirlikçe tahliyeleri sağlanmalıdır. Tabi ki, bunun için şu anda geçerliliğini yitirmiş fiili sözleşmenin sözde yenilenme süresi dolmadan sözleşmenin artık yenilenmeyeceği veya fuzuli şagil durumunda kullandığınız yer için ihale ile kiralama yapılacağını içeren bir tebligat yapılmalıdır.

KAYNAKLAR

BOZKURT, E., Hukukun Temel Kavramları, 5. Baskı, Ankara, 2006

GÜRİZ, A., Hukuk Başlangıcı, Ankara, 2005

ZEVKLİLER, A., Hukukun Temel Kavramları, Eskişehir, 1990



[ PDF formatında açmak ve saklamak için tıklayınız.]


M. Fahrettin ÖNDER    
23. Sayıdan    

  Yazarın Diğer Yazıları
  • MAHALLİ İDARE BİRLİKLERİNİN DENETİMİ
  • KENTLİ HAKLARI VE YEREL SİYASET
  • KENTLİ HAKLARI VE YEREL SİYASET
  • İL ÖZEL İDARELERİNİN HAKEMLİĞİNDE KÖYLEŞEN BELEDİYELER İLE BELEDİYELEŞEN KÖYLER
  • ŞİRKETLER YEREL BAZDA SOSYAL SERMAYENİN İÇİNDE OLABİLİRLER Mİ
  • YOKSULLUKLA MÜCADELEDE BELEDİYELERE DÜŞEN GÖREVLER
  • AVRUPA BİRLİĞİ SÜRECİNDE KÖYLER ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
  • BELEDİYE YÖNETİMİNDE İŞLETMECİLİK ANLAYIŞININ SAĞLANMASINDA KALİTE KAVRAMI ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
  • SOSYAL SORUMLULUK VE KENTLİLİK BİLİNCİNİN MEVZUATTAKİ YERİ
  • AİLE İÇİ DEMOKRASİDEN PARTİ İÇİ DEMOKRASİYE
  • İYİ YÖNETİŞİM BAKIMINDAN MAHALLE MUHTARLIKLARINA DÜŞEN GÖREVLER
  • Belediyelerde Kardeş Belediyecilik
    Uygulamasının Yerellik Veya
    Küreselleşmeye Katkısı
  • Belediye Personelinde Etik Kuralların Önemi
  • KALKINMA AJANSLARI VE YEREL KALKINMA İLİŞKİSİ


      Haberler
     
     

    Bu yıl ülkemizde yaz mevsimi alışıldık mevsimler şartların ötesinde, bol yağmurlu olarak geçiyor

     
    YÖNETİM BİLİŞİM SİSTEMLERİ ve BELEDİYELER
    Ahmet Hamdi AYDIN
    E-BELEDİYECİLİK YA DA DİJİTAL KENTLER
    M. Akif ÇUKURÇAYIR
    KENTSEL KALKINMA ve SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI
    Erol KAYA
    BDP’li BELEDİYELER NE YAPMAK İSTİYOR?
    Hulusi ŞENTÜRK
    Son Sayıdan Tüm Yazılar
    En Çok Okunanlar