Kullanıcı Adı :   
Parola :   
Beni Hatırla Üye Ol
   
 
     
  
 
 
Yerel Siyaset
Hulusi ŞENTÜRK
Modern Kent Yönetimi
Erol KAYA
Hulusi ŞENTÜRK
Osman DANIŞ
Sami ŞİMŞEK
Belediyecilik Terimleri
Hulusi ŞENTÜRK
KENT ESNAF VE ZANAATKARLARININ SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Fatih YÜCEL
Isparta Toplantıları 6
Hulusi ŞENTÜRK
Isparta Toplantıları 7
Hulusi ŞENTÜRK
 
 
Yerel Siyaset - BELEDİYE YÖNETİMİNDE YENİ DÜZENLEMELER
BELEDİYE YÖNETİMİNDE YENİ DÜZENLEMELER    
Bazı belediyelerin kapatılması ve bazı belediyelerin de kurulması ile ilgili yasa çalışmasında genel olarak ne yapılmaktadır?

Cevap:

Yasal düzenleme ile yapılan değişiklikler özetle şunlardır.

a- Nüfusu 2.000’in altında olan belde belediyeleri kapatılmakta ve köye dönüştürülmektedir.

b- Büyükşehir Belediye sınırları içerisindeki İlk Kademe (Belde) belediyeleri kapatılmak olup, Bunlar;

- Ya birkaçı birleşerek ilçe olmakta,

- Ya da bir ilçeye bağlanmaktadır.

c- Bazı ilçe belediyeleri bölünerek yeni ilçe belediyeleri oluşturulmaktadır.

d- Bazı ilçe belediyeleri birleştirilmektedir.



2- Neden nüfusu 2.000’in altında olan belde belediyeleri kapatılmaktadır?

Cevap:

a- Nüfusu 2.000’in altında olan belediyelerin kapatılması yasal zorunluluktur. Ülkemizde 1930 yılından 2003 yılına kadar yürürlükte olan 1580 sayılı Belediye Kanunu’na göre, bir yerde belediye kurulması için asgari 2.000 nüfus şartı bulunmaktadır. 2003 yılında yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu asgari nüfus şartını 5.000’e çıkarmıştır. Yani nüfusu 2.000’in altında olan yerler yasalara göre belediye olamaz.

b- Belediyelerin en önemli gelir kalemleri nüfuslarına göre merkezi idareden (Genel Bütçe Vergi Gelirleri) aldıkları paydır. 2007 yılında merkezi yönetim, belediyelere kişi başına 130 YTL göndermiştir. Nüfusu 2.000’in altında olan belediyelerde bu pay başkan maaşı ile çalışan personelin maaşını bile karşılamamaktadır. Bu da küçük belediyeleri hizmet yapamaz hale getirmektedir. Bu belediyeler fiiliyatta hemşehrilerine belediyecilik hizmeti verememenin ötesinde personel giderlerini dahi ödeyememektedirler. İstisnaları olmakla birlikte daha çok siyasi nedenlerle kurulmuş durumdadır.

c- Küçük belediyelerde maddi yetersizlik yüzünden mimar, mühendis gibi elemanlar çalıştırılamamaktadır. Bu sebeple de kentsel gelişme için gerekli planlama, imar, altyapı çalışmaları yapılamamaktadır.

d- Yeterli nüfus büyüklüğüne sahip olmayan belediyelerde kaynak sıkıntısı nedeniyle mali yapı bozulmakta ve borçları giderek artmaktadır. Nitekim bu Kanunla köye dönüştürülen belediyelerin resmi kurumlara olan 80 milyon YTL borcu 2006 yılında yapılandırılmasına rağmen, aradan geçen kısa süre içinde 55 milyon YTL daha yeni borç birikmiştir. Ayrıca bu belediyelerin İller Bankası’na 65 milyon YTL borcu bulunmaktadır. Dolayısıyla bu belediyelerin idari yapılarının değiştirilmesi hususunda tedbir alınmadığı takdirde bunların hizmet yerine borç üreten birer yapıya dönüşmeleri kaçınılmaz hale gelecektir.

e- Nüfusu az olan belediyelerdeki belediye idarelerinin kaldırılması ülkemizde uzun yıllardır konuşulan ama iktidarların cesaret edemediği bir karardır. Örneğin 8. Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda iki öneri getirilmiştir. Bunlardan birincisi belediye için asgari 3.000 nüfusunu aramak ve ikincisi de belde belediyelerinin kapatılmasıdır. 9. Kalkınma Planı’nın 690. maddesi de şu şekildedir: “Belediyelerin kurulması objektif ölçütlere bağlanacaktır. Sadece bu ölçütlere uyan yerleşim yerleri belediye olarak kabul edilecektir.”

Mülki İdareler Şurası’nda belediye kurulması için 10.000 nüfus şartı aranması önerilmiştir. 1993 tarihinde ANAP tarafından hazırlanan Belediye Kanunu taslağında, belediye kurulması için asgari nüfus şartı 3.000 olarak öngörülmektedir.

Merkezi idarece 1996, 2000 ve 2001 yılında hazırlanan Mahalli İdarelerle İlgili Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı taslağında belediye olmak için asgari 5.000 nüfus şartı aranmıştır.

f- Küçük belediyelerin kapatılması, birleştirilmesi bir çok gelişmiş batı ülkesinde bizden çok önce uygulandı. Ülkemiz bu konuda çok geride kalmıştır. Bu konuda Avrupa'dan birçok örnek verilebilir. İngiltere 1950'de 2.028 olan belediye sayısını 2005 itibariyle 467'e indirmiştir. Benzer şekilde İsveç, Belçika, Bulgaristan ve Yunanistan'da belediye sayısı yüzde 80 oranında azaltılmıştır. Yine Almanya, Avusturya ve Hollanda, belediye sayılarında ciddi biçimde reform yapan ülkeler arasındadır. Buna karşılık Türkiye'de 1950'de 628 olan belediye sayısı bugün 3.225'e yükselmiştir.



3- Kapatılan beldelerde yaşayanlar belediye hizmetlerinden mahrum mu kalacaklardır?

Cevap: Kapatılan beldelerde yaşayanlar belediye hizmetlerinden mahrum kalmayacakları gibi daha fazla hizmet alma imkânlarına kavuşacaklardır. Çünkü

- Kapatılan beldeler il özel idarelerine bağlanacağından buralara belediye hizmetleri il özel idarelerince verilecektir.

- Kapatılan beldelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden verilen pay 10 yıl süre ile verilmeye devam edeceğinden ve buralarda belediye yönetim gideri olmayacağından tüm kaynaklar hizmete yönelecektir.

- İl özel idareleri kapatılan beldelerde hizmet şubeleri açarak vatandaşa hizmet sunmaya devam edebilecektir.



4- Kapatılan belde belediyesinde çalışanlar ile bunların borçları ne olacaktır?

Cevap: Bu belediyelerin personeli il özel idarelerine aktarılacaktır. Borçları da oluşturulacak bir fon ile merkezi idarece karşılanacaktır.



5- Büyükşehirlerdeki ilk kademe (belde) belediyeleri niçin kapanıyor?

Cevap: Bunun başlıca sebepleri şunlardır:

a- Büyükşehirler metropol kentler oldukları için buralarda imar plan ve uygulamalarında bütünlük çok önemlidir. Oysa çok sayıda ilk kademe belediyesinin varlığı sebebi ile bu bütünlük sağlanamamaktadır.

b- Havza alanlarında belediye kurulması kanunen yasaktır. Oysa birçok ilk kademe belediyesi havza alanındadır. Kapatılması yasal zorunluluktur.

c- Belde belediyeleri yeterli mali kaynağa sahip olamadıkları için borç içindedirler. Bu belediyeleri resmi kurumlara olan 174 milyon YTL borcu 2006 yılında yapılandırılmasına rağmen, aradan geçen kısa süre içinde 128 milyon YTL daha yeni borç birikmiştir. Ayrıca bu belediyelerin İller Bankası’na 23 milyon YTL borcu bulunmaktadır. Dolayısıyla bu belediyelerin idari yapılarının değiştirilmesi hususunda tedbir alınmadığı takdirde bunların hizmet yerine borç üreten birer yapıya dönüşmeleri kaçınılmaz hale gelecektir.



6- Kapatılan ilk kademe (belde) belediye sınırlarında yaşayanlar belediye hizmetlerinden nasıl yararlanacak?

Cevap: Yapılan yasal düzenlemelerde ilçe ve büyükşehir belediyelerinin buralara yönelik hizmet birimleri (belediye şubeleri) kurulmasına imkân sağlanmıştır. Bu sayede burada yaşayanlar belediye ile ilgili işlerini yine aynı bölgeden sürdürmeye devam edeceklerdir. Buralara belediye hizmetleri ilçe ve büyükşehir belediyesince verilecektir.



7- Kapatılan ilk kademe (belde) belediyesinin bölge halkı açısından olumsuzlukları nelerdir?

Cevap: Hiçbir olumsuzluğu bulunmamaktadır. Çünkü belediye hizmet merkezleri (şubeler) vasıtasıyla belediye ile ilgili işlerini yine kendi bölgelerinden sürdüreceklerdir.



8- Bir ilçeye bağlanmanın yararları nelerdir?

Cevap: İlçe belediyelerinin mali kaynakları ve kadroları daha güçlü olacağı için bölgeye daha fazla yatırım ve hizmet edeceklerdir.



9- Birkaç ilk kademe (belde) belediyesinin birleşerek ilçe olmasının bölge halkına yararı nedir?

Cevap: İlçe olmanın çok sayıda yararı bulunmaktadır. Bunların başlıcaları şunlardır:

a- Merkezi kamu hizmetleri açısından: Bu yerlerde yeni ilçe kurulacağı için kaymakamlık, emniyet müdürlüğü, tapu, kadastro, nüfus işleri, ilçe milli eğitim, ilçe sağlık müdürlüğü, askerlik şubesi, adliye gibi hizmet birimleri kurulacağından artık bölge halkı daha önce olduğu gibi bölgeye uzak mesafelerdeki bağlı oldukları ilçeden değil kendi ilçelerinden hizmet alabileceklerdir. Örneğin Sarıgazi beldesinde yaşayanlar artık bu işlemler için Ümraniye ilçesine gitmeyecekler, kendi ilçelerinde, kendi yakınlarında olan bu hizmet birimlerinden yararlanacaklardır.

b- Belediye Açısından: Birkaç belde birleşerek tek belediye olacağı için artık birkaç belediye için yönetim giderleri söz konusu olmayacak, sadece tek belediye yönetim gideri olacaktır. Buradan elde edilen tasarruflar ile de bölgeye daha fazla belediye hizmeti sunulmuş olacaktır.



10- Sınırlar neye göre belirlendi?

Cevap: İlçelerin sınırları doğal sınırlar esas alınarak belirlendi. Bunun için de genellikle TEM otobanı sınır olarak alındı. Çünkü otobanın böldüğü ilçelerde, ilçeler arası ulaşımda problemler yaşanmakta idi. Bunun birkaç istisnası olmuştur. O da ormanlık alan ve askeri alanlar sebebi ile ulaşımın sağlanamamasıdır. Örneğin Sancaktepe ilçesinin mahallelerinden olan Fatih Mahallesi, TEM Otobanının Kartal ilçesi tarafında kalmakta ise de, Kartal ilçesi ile bu mahalle arasında geniş orman bölgesi olduğu, buna karşılık bu mahalle ile Sancaktepe içesi arasında TEM Otoban altı bağlantısı olduğu için bu mahalle, Sancaktepe ilçesinde kalmıştır.



11- Nüfusu çok büyük olan ilçeler niçin bölündü? Örneğin Kadıköy ilçesi ikiye ayrıldı. Burada amaç iddia edildiği gibi Kadıköy Belediyesi’nin AK Partili olmaması mıdır?

Cevap: Eğer ilçe düzenlemelerine siyasi yaklaşılsa idi, Belediye Başkanının AK Partili olduğu Eminönü Belediyesi kapatılmaz idi. Kadıköy ilçesinin nüfusu 1 milyonu aşmıştır. Bu kadar büyük nüfusa ilçe belediyesinin yeterli hizmet sunması ve katılımcı yönetim sağlanması mümkün değildir. Kaldı ki, Ataşehir bölgesi yeni ve modern konutlarla hızla büyümektedir. Bu bölgenin ilçe olmasının sebebi daha iyi belediye hizmeti sağlanabilmesi içindir. Kaldı ki, bu ilçenin ayrılması ile Kadıköy ilçesinde siyasi dengeler AK Parti lehine değişmemektedir ki, siyasi amaçla bu bölünme yapılmış olsun.



12- Eminönü ilçeydi, niçin kapatıldı?

Eminönü gündüz nüfusu 2 milyonu aştığı halde resmi nüfusu 28.000’dir. İlçe bu nüfusa göre Genel Bütçeden pay almakta ve bu da belediye hizmetleri için çok yetersiz olmaktadır. Fatih ilçesi ile birleşerek daha güçlü bir belediyenin bölgeye hizmet sunması sağlanmaktadır.

Eminönü ve Fatih, sur içi diye bilinen eski İstanbul’u oluşturmaktadır. Bu iki ilçe birleştirilerek eski İstanbul, tek merkez haline gelmektedir.



13-Kapatılan belediyeler Mart 2009 seçimlerine kadar faaliyete devam edeceğinden bunlar aşırı boçlanma, arazilerin satışı gibi olumsuz davranışlara girebilir mi?

Cevap: Böyle bir girişim olmaması için gerekli önlemler alınmıştır. Bu belediyelerin personel, araç gereç ve arazi ile ilgili kararları bağlandıkları il özel idaresinin, ilçe belediyesinin ve büyükşehir belediyesinin onayı ile yürürlüğe girebilecektir.





EK Bilgi:

Yerel yönetimlerde küçük belediye probleminin çözülmesinin faydaları şunlar olacaktır.

* Geniş ölçekli yerel yönetim birimlerinde, üretim miktarı da genişleyecek, bu yerel birimler, büyük çapta üretim yapabilen ve yerel birim başına önemli maliyet tasarrufları sağlayan gelişmiş teknolojilerle donatılabilecektir.

* Ölçek büyümeleri sonucu, yerel yönetimler daha yüksek ücret ödeyebilme gücüne ve daha geniş bir kariyer yapısına sahip olacak, böylece daha nitelikli teknisyenlerin, bürokratların ve seçilmiş temsilcilerin göreve getirilebilmeleri sağlanacaktır. Buna bağlı olarak da yönetim kapasitesi genişleyecektir.

* Küçük ölçekli yerel birimlerin belirli bir alana konsolide edilmesi sonucu oluşacak daha büyük ve tek bir seçmen kitlesi daha yetenekli politik temsilcileri seçecek ve yerel meclisler daha uzmanlaşmış komisyonlar kurabilecektir.

* Ölçek büyümeleri, yerel yönetimlerde istihdam edilen iş gücünün iş bölümü ve uzmanlaşması sonucunu doğuracak ve buna bağlı olarak verimlilik artacaktır. Ayrıca, iş bölümü ve uzmanlaşma, kamusal hizmet üretiminde teknoloji bakımından daha gelişmiş makine ve donanımın kullanılabilmesi olanağını yaratacaktır. Bütün bunlar, hizmetin niteliğini yükseltirken, maliyetleri düşürecektir.

* Geniş ölçekli yerel birimlerden oluşan yerel yönetim sistemi, yerel kaynak darlığı nedeniyle merkezden yapılacak yardımları kolaylaştıracak ve bu yardımların akılcı kullanımını sağlayacaktır. Ayrıca, geniş ölçekli yerel yönetimler daha büyük devlet desteği alabilecek ve elde edilen bu fonlar bir fon yönetimi oluşturulmasını gerekli kılacaktır. Buna bağlı olarak fon yönetimi konusundaki daha güvenli davranışlar, büyük projelerin başarıyla sonuçlandırılmasına zemin hazırlayacaktır. Öte yandan, daha büyük örgütlülükler, sahip olacakları finansal kontrol mekanizmaları ile bu konuda daha az merkezi yönetim ve denetimi gerektirecektir.

* Geniş bir alan içinde birleştirilmiş yerel yönetim birimlerinden daha yoksul olanlar ile daha zengin olanlar içsel bir kaynak eşitliğine sahip olacaklardır. Bu anlamda, merkez kent ile çevresindeki yerleşim birimleri arasındaki vergileme düzeyi dengeli olacak, böylece kentsel yönetim sınırları içindeki yerleşikler ile bu sınırlar dışında fakat oldukça yakın mesafelerde oturan ve kentsel hizmetlerden bedelsiz yararlananların vergi düzeyi birbirine eşitlenecektir.



[ PDF formatında açmak ve saklamak için tıklayınız.]




Erol KAYA    
27. Sayıdan    

  Yazarın Diğer Yazıları
  • KENTSEL KALKINMA ve SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI
  • KENTLER ARASI DİPLOMASİ
  • Belediye Hizmetlerinde Gonullii Katilim
  • Belediyelerde Halkla İlişkiler: Tüketici mi, Paydaş mı?
  • KENTSEL RANTLARIN VERGİLENDİRİLMESİ
  • KENTSEL KATILIM VE SEÇİMLER
  • İl Genel Meclisleri
  • BELEDİYELERDE KULLANILMAYAN/KULLANILAMAYAN YETKİLER–2
  • ULUSLARARASI YEREL YÖNETİM BİRLİKLERİ İŞBİRLİĞİ
  • BELEDİYELERDE KULLANILMAYAN/KULLANILAMAYAN YETKİLER
  • METROPOLİTEN KENT YÖNETİMİ
  • HAKLAR VE SORUMLULUKLAR
  • Kent Güvenliğinin Sağlanması
  • Muhafazakâr İdeolojide Yerel Siyaset
  • SOSYAL SERMAYE VE KENTLER
  • KENT ARAŞTIRMALARI MERKEZİ VE KENTSEL YAŞAM KALİTESİ
  • TÜRKİYE’DE YENİ BİR DÖNEM:
    YEREL YÖNETİMLER REFORMU-2
  • MODERN KENT YÖNETİMİ-IV
  • KENT YÖNETİMLERİNİN TEMEL SORUMLULUK ALANI 8:
  • MODERN KENT YÖNETİMİ-I


      Haberler
     
     

    Bu yıl ülkemizde yaz mevsimi alışıldık mevsimler şartların ötesinde, bol yağmurlu olarak geçiyor

     
    YÖNETİM BİLİŞİM SİSTEMLERİ ve BELEDİYELER
    Ahmet Hamdi AYDIN
    E-BELEDİYECİLİK YA DA DİJİTAL KENTLER
    M. Akif ÇUKURÇAYIR
    KENTSEL KALKINMA ve SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI
    Erol KAYA
    BDP’li BELEDİYELER NE YAPMAK İSTİYOR?
    Hulusi ŞENTÜRK
    Son Sayıdan Tüm Yazılar
    En Çok Okunanlar